Yalan makinesi kullanmaya başladılar

Amerika Birleşik Devletleri İç Güvenlik Bakanlığının “bilgi sızdıranların tespiti için yalan makinesi kullandığı” belirtildi.
Bakanlığın düzensiz göçmenlere yönelik operasyonlarına ilişkin bilgilerin “sızdırıldığı” ve bu nedenle adım atıldığı ifade ediliyor.
ABD İç Güvenlik Bakanlığının (DHS), çalışanlardan hangilerinin basına ve diğer gruplara bilgi “sızdırıyor” olabileceğini tespit etmek amacıyla “yalan makinesi” (poligraf) kullanmaya başladığı ifade edildi.
ABD basınında, İç Güvenlik Bakanı Kristi Noem’in yalan makinesi kullanılarak personele “kar amacı gütmeyen gruplar ve medya kuruluşlarıyla onaylanmamış iletişim” konusunda sorular sorulması talimatı verdiği belirtiliyor.
Bakanlığın düzensiz göçmenlere yönelik operasyonlarına ilişkin bilgilerin “sızdırıldığı” ve bu nedenle adım atıldığı ifade ediliyor.
The Hill’in haberine göre, DHS Sözcüsü Tricia McLaughlin NewsNation’a yaptığı açıklamada, “İç Güvenlik Bakanlığı, ulusal güvenlik ajansıdır. Personellere poligraf testi yapabiliriz, yapmalıyız ve yapacağız.” ifadelerini kullandı.
İç Güvenlik Bakanlığı bünyesinde Gümrük ve Sınır Muhafaza Birimi (CBP), Göç ve Gümrük Muhafaza İdaresi (ICE), Federal Acil Durum Yönetim Kurumu (FEMA) ve Gizli Servis gibi kuruluşlar bulunuyor.
Halk arasında “yalan makinesi” ya da “yalan dedektörü” olarak bilinen poligraf, nabız ve kan basıncı gibi verileri ölçüyor.
BİLGİ SIZDIRAN İKİ KİŞİ TESPİT EDİLDİ
Noem, X hesabından 7 Mart’ta yaptığı paylaşımda, Bakanlığın “bilgi sızdıran 2 kişiyi” tespit ettiğini belirtmişti.
Bu kişilerin 10 yıl hapis cezasıyla karşı karşıya olduğunu kaydeden Noem, “Bütün (bilgi) sızdıranları bulup kökünü kazıyacağız. Hapis cezası alacaklar ve biz de Amerika halkı için adaleti sağlayacağız.” ifadelerini kullanmıştı.
Ancak Noem, bu kişilerin tespit edilmesinde poligraf kullanılıp kullanılmadığına ilişkin detay vermedi.
YALAN MAKİNESİ (POLİGRAF) NEDİR?
Poligraf, yaygın olarak “yalan makinesi” olarak bilinen bir cihazdır ve kişinin fizyolojik tepkilerini ölçerek doğruluk veya aldatma olasılığını değerlendirmeye çalışır. Test sırasında kalp atış hızı, kan basıncı, solunum hızı ve terleme gibi tepkiler kaydedilir. Teoriye göre, yalan söyleyen bir kişi stres yaşar ve bu durum fizyolojik değişimlere neden olur.
Ancak poligraf testlerinin bilimsel kesinliği tartışmalıdır, çünkü stres veya heyecan gibi faktörler de benzer tepkilere yol açabilir. Bu yüzden mahkemelerde kesin kanıt olarak kabul edilmez, ancak güvenlik soruşturmalarında, iş görüşmelerinde ve bazı özel soruşturmalarda kullanılabilir.
YALAN MAKİNESİNİ KİM İCAT ETTİ?
1881’de İtalyan tıp bilim insanı Cesare Lombrosso, sorguda yalan atanların kan basıncının değiştiğini ileri sürdü. Tezini ispatlamak için bu değişimi kaydeden bir makine icat etti. 1914’te İtalyan psikolog Vittorio Benussi, sorguda şüphelilerin nefes ritminde değişim gözledi.
1921’de de Kanadalı John Larson, sorgu sırasında şüphelilerin nabız, tansiyon ve nefes ritmindeki değişimi kaydeden bir yalan makinesi üretti. ABD’nin California eyaletine bağlı Berkeley’de polis olan Larson’un geliştirdiği bu makineye poligraf adı verildi. Larson’a destek veren ABD’li bilim insanı Leonarde Keeler ise 2 Şubat 1935’te ilk yalan makinesini deneyen kişi oldu. 1938’de bu makineye şüphelilerin terleme oranlarındaki değişimi gösteren sayısal veriler eklendi ve poligraf biraz daha geliştirildi.
1966’da bu kez ABD’li biyolog Cleve Backster’in icat ettiği yalan makinesiyle elektrotları bitkilere bağlayarak yapılan ilk deneyde, makinenin ibresinin insan heyecanlarına karşılık gelen çizgilere benzer çizgiler çizdiği saptandı. 1992’de ise poligrafla elde edilen veriler, bilgisayar ortamına aktarılmaya başladı.